30 Eylül 2009 Çarşamba

Sandal Sefası


yeniden merhaba....
baküde havaların yavaş yavaş soğumasıyla birlikte,mevsim sonbahara devrederken yani hüzün mevsimi yaklaşırken beni de bir hüzün aldı ki sormayın gitsin...tek arkadaşım,tek türk arkadaşıma da türkiye yolları göründü....
"yalnızlığım yollarımı pusu kurmuş beklemekte..." özetle sevgili blog...
yalnızlığın yolaarı görününce kendimi mutfaga vurdum,uzun zamandır denemek istediğim sandal sefasını denedim,ben tavukla yaptım ama sonuç gerçekten güzel,lezzetli oldu...eşim bile beğendi...(kendisi her yemeği yer,ama her yemeğe iltifat etmez bir şahıstır:)))

malzemeler
  • 3 adet kabak
  • 1 paket tavuk gögsü
  • 1 adet büyük tatlı kırmızı biber
  • 3 adet sivri biber
  • 1 orta boy soğan
  • 1 diş sarımsak
  • 2 adet domates
  • yapılışı:ince doğranmış soğanı ve küçük küçük,kuşbaşı şeklinde doğradıgımız tavuk etlerini tavaya alalım.etler suyunu bırakıp-çekinceye kadar pişirelim,sonra da doğradıgımız kırmızı biber,sivri biber ve kabugunu ssoyup doradıgımız domatesleri tavaya atıp,bir müddet hiç suyu kalmayana kadar pişirelim.
  • diğer yanda kabugunu soydugumuz (kabak oyacagı ile tırtıklı şekilde verebilirsiniz) kabakları uzunlamasına ikiye bölüp,tuzlu suda haşlayalım.suda uzun süre tutmayın ki dağılmasınlar.
  • bu aşamadan sonra aynı karnıyarık gibi,harcı eşit miktarda kabaklara bölüp,üzerine rendelenmiş kaşar ekleyip 200dereceli fırında pişirelim.afiyet olsun..







27 Eylül 2009 Pazar

"bu da geçer..."


mutsuzken,umutsuzken,hava yağmurluyken,içinize kapanıp düşünürken...
gittikçe enerjinizin düştüğünü farkettiğiniz anda "siz" ne yaparsınız...
bir çay,bir kahve,bir sigara..
büyük bir dilim yaş pasta...
yürüyüş..
ağlayış..
ne?
.......
kendimi hiç böyle yakalamamıştım bu yaşıma dek...
düşünüyor,düşünüyor,düşünüyorum...
ben böyle durumlarda "en mutlu" oldugum anları hatırlarım,o anı anımsatacak şarkıyı koyarım...
eskiye gitmek iyi gelir...
ne garip oysa...
herşey eskiyor diye düşünürken,eskiler teselli ediyor insanı...
ve birde bu küçük lokmalıkları atıp atıp ağzıma kendime gelmeye çalışıyorum...
sen ey okuyucu,
bu koşuşturmacalı hayatın neresindesin,seni de boğmuyor mu bazen kabalıklar,özensiz,bencilce davranışlar...
onlar ordalar,bencil,soğuk,hesaplı tavırlarıyla...
peki bütün masallarda bize öğretilen o iyi kalpli peri nerde ...???

23 Eylül 2009 Çarşamba

Kahvaltı Sofrası ve Geçen Bayram


evet bir bayram daha geçti...
bu yazıyı sadece hayatın sevdiklerinden uzakta,gurbette,başka ülkelerde,başka şehirlerde yaşayanlar için yazmak istedim...
bizim eve bayram ugramadı!!!
özenle sofra hazırlandı(üstelik türkiyeden masaörtümü getirmeyi unutmuş olmama rağmen)...kızımdan sofra özenle sakınıldı,baba bayram namazından geldi,kahvaltı edildi,bayramlaşıldı,sonra bitti...
sonrası tatil havasında gecti...
sağlıklıyız ya,buna da şükür dedik..
başka bayrama dedik..
ya siz???


  • acılı türk sucugu


  • hiçbirşeye benzemeyen sadece özlem giderilsin diye alınmış simit

  • sebzeli krep



  • fırın patates

13 Eylül 2009 Pazar

Odun Ateşinde Güvec


yazdan kalan bir fotograf...
kayseri'de üzüm bağındayız...
ah ah...
güveç+bulgur pilavı var daha ne olsun:))
bir kere daha anladık ki odun ateşinde pişenin tadı başka..
bir imkan mı ayarlasak napsak bilemiyorum,eve odun ateşi düzeneği,tandır felan kursak...hiç fena fikir değil hani:))

tarif verilecek çok birşey yok aslında,güvecin özelliği olarak tüm malzemeler çiğden konulacak tek şart bu.fotografta gördüğünüz tavuk etliydi.en alt kata yağ,kemikli tavuk,patates,patlıcan,domates,soğan,sarımsak,tuz ve baharatlar eklendi ve pişmeye bırakıldı..
yapacak imkanı olan durmasın derim..afiyet olsun..








4 Eylül 2009 Cuma

kalpli muffinler ve sertab erener....


sevgili eşim bana muffin kalıpları almıştı birkaç zaman önce.ama ne zamandır başına geçip deneyememiştim.klasik kek ölçüleriyle hazırladıgım hamuru kalıba döküp pişirdim,lokmalık olması daha kolay yenmesine sebep oldu,tabii kalpli kalıplarda olması da denilebilir:))
bugünlerde hiç yazasım yok sevgili blog..
nedense insan başladığı duyguda kalmıyor..
neyse yaz rehaveti diye diye ayda bir yenileyeceğim blogu galiba:))
neyse,şu şarkıyı dinleyerek geçiyor günler..


28 Ağustos 2009 Cuma

Hasanpaşa Köftesi


yeni tadlara alışkın,seven insanları severim.hep aynı rutinde,aynı şeyleri tekrarlamayı sevmem.ama bazı yenilikler vardır,aslında güzeldir ama siz illede eskisi daha iyiydi diye tutturursunuz ya,hasanpaşa köfteside yaptıgım ilk günden beri eskisi daha iyiydi dediğim ama görünümü ve sunumuyla malzemelerin başına geçtiğimde yeniden kendisini yapmaya yönlendiren bir tarif...
eski usul şöyle:güzelce köfteleri yağda kızartıp,yanına patates püresiyle(kaşarlıda olabilir) servis yapılması...
hasanpaşa köfteside hemen hemen aynı,ama misafirler için görünümüyle caydırıcı..

malzemeler
  • köfte için
  • 750g kıyma
  • 1 büyük kuru soğan
  • 2 yumurta
  • 2 dilim bayat ekmek içi
  • tuz
  • karabiber
  • püre için
  • 5-6 patates
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • yarım su bardağı süt
  • tuz
  • salçalı su
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 su bardağı su,üzeri için kaşar rendesi
  • not:çok pişirmemeye özen gösterinki köfteler kurumasın..