
17 Ocak 2010 Pazar
Ödüllerim ve Tekrarlayan Veda

5 Ocak 2010 Salı
Her bitiş,başlangıçtır...

16 Kasım 2009 Pazartesi
yol...
şimdi şöyle bir problem var...7 Kasım 2009 Cumartesi
Domates Soslu Köfte
galiba benim için kırmızı etin en lezzetli oldugu yemek köfte...ben tam bir köfte düşkünüyüm,aslında fazla kalorili oldugu için sık yapamasam da en sevdiğim yağda kızarmış köfte,patates kızartması,soğan üçlüsü...
domates solu köfte de bir fırın yemeği neticede.hem sağlıklı hem lezzetli olanlardan:))
malzemeler
500 gr kıyma
1 yumurta
2 diş sarımsak
3 yemek kaşıgı galeta unu
1 yemek kaşıgı sıvıyağ
1 tatlı kaşıgı salça
tuz,köfte baharatı,çok az kekik
domates sosu için:rendelenmiş 4 adet domates,tuz karışımı
üzeri için halka soğan
tabanı için önceden yağda hafif kızartılmış yarım ay şeklinde patates
yapılışı:kızartılmış patatesleri,yağlanmış tepsinin en alt kısmına diziyoruz.üstüne de köfteleri diziyoruz.domates sosunuda ekleyip,halka soğanları köftelerin üstüne gelecek şekilde yerleştiriyoruz.tepsinin agzını alüminyum folyo ile kapatıp 20 dakika pişiriyoruz,daha sonra ağzı açık şekilde istediğimiz ölçüde kızarana dek fırının ızgara ayarında pişiriyoruz.
2 Kasım 2009 Pazartesi
yazdan kalma...
28 Ekim 2009 Çarşamba
Diyet salatası
22 Ekim 2009 Perşembe
Ben sustum,fotograf konuşsun...
Uçan kuşları gözlemektesindir tek başına
Radyo dinliyorsundur yada susarak
Bir kitabı okumaya çalışıyorsundur kim bilir...
Belki de anılarını deşiyorsun, bir olmazı,
Bir kahve içmeyi, bir elma yemeyi kurarak,
Saatine bakıyor olabilirsin uykulu gözlerle
Çocukların oyununa dalmış gitmiş olabilirsin.
Yarını olmamak gibi bir duygu içindesindir.
Benim hiç bilmediğim bir şeylerden ötürü.
Kırık trenler gibi öylece kalakalmışsındır...
Kalkıp gidip çekirdek almayı düşünüyorsundur
Belki sende benim gibi ölesiye yalnızsındır...
18 Ekim 2009 Pazar
Tarçınlı Kurabiye
- 100 gr margarin
- 4 yemek kaşıgı sıvıyağ
- 2 yumurta
- 1 çay kaşıgı tarçın
- 4 yemek kaşıgı süt
- 1.5 çay bardagı şeker
- 3-3.5 su bardagı un
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- yapılışı:daha önceden oda ısısına getirilmiş margarini ve diğer malzemeleri yumuşak bir hamur elde edinceye kadar karıştıryoruz.eğer glazürle veya kalıpla çalışacaksak hamurun ağzını kapatıp,yarım saat buzdolabında dinlendiriyoruz.200 dereceli fırına verip,üstü pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
- not 2:glazür yerine pudra şekeri ile tarçını karıştırıp kurabiyeler ılıkken bu karışıma bulayıp da süsleyebilirsiniz.
14 Ekim 2009 Çarşamba
Eşimin doğum günü...
tabiki doğum günü çocugunun sevdiği gibi,kakaolu pandispanya içinde muz,antep fıstıgı ve çikolata parçaları vardı...
10 Ekim 2009 Cumartesi
Yazının sahibi ve O....
bu yazının sahibi pek sever melankolik cümleleri...O sevmez...
bu yazının sahibi ve O bundan tam 12 sene önce tanıştılar..."bu tediye noluyo ya" diye birşey anlatmıştı,çok iyi hatırlıyorum ondan sonra başladı herşey...
yazının sahibi kitap,defter,silgi bile getirmeyen "artis" lise gençliği gibi olmaya çalışıyordu...O ise,lisede bile etiket yapıştırıyordu defterlerine...Farklıydı,farklı oldugunu biliyordu...bulundugu küçük çevrenin dışındaki hayatı çok erken farkedenlerdendi...bu yazının sahibi ile birbirlerine sinir ola ola aynı sırayı paylaştılar,sonra sevdiler galiba birbirlerini...
sonra...
İngilizce sınavında kağıt değiştirdiler,voleybol turnuvasına katıldılar,(evet tabiki takımdaki en iyi oyuncu O'ydu),aynı dershaneye gittiler,derste su içme modası çıkardılar,tatillerde arapça mektup yazdılar,Kızılaydan cebeciye yürürken,tamda Ted kolejinden gecerken farkettiler,sonra her umutsuzlukta "herşey para" dediler..
tenis turnuvalarını izler,yabancı şarkılar dinler,birde sanki kraliyet ailesine mensup gibi hiç sektirmeden ingilizce kelimeleri yuvarlayıp söylerdi.capital radyoda canlı bağlantıya çıkardı.güzel gülerdi...ağlamayı sevmezdi..zaten bir kere gördüm Onu ağlarken...
sonra aynı üniversiteyi kazandık,tavuk şinitzel varsa yemekhaneden,yoksa tarkan abiden yedik...çayı gökkuşagından içtik,kitabı birleşikten aldık...D&R hesabına borcu takıp takıp,kimin parası varsa ödedik...burs çıkınca "pastatistan" aradık,ve büyük yaş pastayı üçe böldürüp yedik...(süper bir pastaneydi hakkaten)ve daha bir çoğu..
ben başka havalardayken,en çok O yanımdaydı...çok mutsuz bir günümde eve gelip beni ziyaret etmişti,gecer demişti...geçti de...
önce ben evlendim,sonra O.
Özetle çok kıymetli bir dostumun doğum günü bugün...
söyledikleri hep gerçekleşti...
28 yaşıyla ilgili de bir söylediği vardı ama onu unutmak istediğim için unuttum...
bugün 26 yaşına girdi...senenin sonunda doğan şanslılardan kendisi...
adı Tuğba...
İlkokuldaki kütüphane Kartı bende,saklıyorum hala...
yazının sahibi ağlaktır,sulugözdür...
O daima güçlüdür..
ama kimbilir belki de bu yazıyı okurken ,sevdiklerinden uzakta dolmuştur gözleri...
beni kitapla tanıştıran,bu da gecer demeyi öğreten,kafanıza tokadan başka birşey takmayın diyen,ayça şen başkanın sebastiancarlos'u...
iyi ki doğdun...
iyi ki...
kitaplar
Frederic Forsthy -Çakal (lisede okudugumuz en iyi macera kitabı)
Orhan Pamuk-Benim adım kırmızı(Okuduktan sonra adamın bütün serilerini almaya karar verdiğimiz kitap)
Cezmi Ersöz-Hayallerini yak evi ısıt(ben cezmi ersöz manyagıyken,bana aldıgın,ve not olarakda "sanırım alınmadık birkaç kitabı kaldı bu herifin diye yazdıgın" kitap...
tekrar,tekrar...
iyiki doğdun..
insan ömrüne Böyle kaç dostluk sığar...
bu şarkıda benden sana...
8 Ekim 2009 Perşembe
Elmalı Kek
daha önce bunu yazmıştım,hatırlarsınız,hatırlamak için tık
yine bir elmalı kurabiye yaptıgım zamana denk gelmişti...
bu seferde elmalı kek yaptım anne usulu...
hangisini tercih edersin deseniz elmalı kurabiyeyi tek geçerim,ama keki de onunla kıyaslamassak gayet leziz.hem daha pratik.
malzemeler
elmalı harç için
- 3 adet elma(rendeleniyor)
- 1 tatlı kaşıgı tarçın,şeker
- dilediğiniz kadar dövülmüş ceviz
kek için
- 3 yumurta
- 8 yemek kaşıgı şeker
- 4 yemek kaşıgı süt
- 1 peket vanilya,kabartma tozu
- 1.5 su bardagı elenmiş un
- keki iki parçaya ayırıyoruz,ortasına ciğ olarak karıştırdıgımız elmalı harcı koyuyoruz,üst katına yine kekin kalan kısmını koyup 175 derecede pişiriyoruz,elenmiş pudra şekeriyle servis ediyoruz...
30 Eylül 2009 Çarşamba
Sandal Sefası
yeniden merhaba....
baküde havaların yavaş yavaş soğumasıyla birlikte,mevsim sonbahara devrederken yani hüzün mevsimi yaklaşırken beni de bir hüzün aldı ki sormayın gitsin...tek arkadaşım,tek türk arkadaşıma da türkiye yolları göründü....
"yalnızlığım yollarımı pusu kurmuş beklemekte..." özetle sevgili blog...
yalnızlığın yolaarı görününce kendimi mutfaga vurdum,uzun zamandır denemek istediğim sandal sefasını denedim,ben tavukla yaptım ama sonuç gerçekten güzel,lezzetli oldu...eşim bile beğendi...(kendisi her yemeği yer,ama her yemeğe iltifat etmez bir şahıstır:)))
malzemeler
- 3 adet kabak
- 1 paket tavuk gögsü
- 1 adet büyük tatlı kırmızı biber
- 3 adet sivri biber
- 1 orta boy soğan
- 1 diş sarımsak
- 2 adet domates
- yapılışı:ince doğranmış soğanı ve küçük küçük,kuşbaşı şeklinde doğradıgımız tavuk etlerini tavaya alalım.etler suyunu bırakıp-çekinceye kadar pişirelim,sonra da doğradıgımız kırmızı biber,sivri biber ve kabugunu ssoyup doradıgımız domatesleri tavaya atıp,bir müddet hiç suyu kalmayana kadar pişirelim.
- diğer yanda kabugunu soydugumuz (kabak oyacagı ile tırtıklı şekilde verebilirsiniz) kabakları uzunlamasına ikiye bölüp,tuzlu suda haşlayalım.suda uzun süre tutmayın ki dağılmasınlar.
- bu aşamadan sonra aynı karnıyarık gibi,harcı eşit miktarda kabaklara bölüp,üzerine rendelenmiş kaşar ekleyip 200dereceli fırında pişirelim.afiyet olsun..
27 Eylül 2009 Pazar
"bu da geçer..."
23 Eylül 2009 Çarşamba
Kahvaltı Sofrası ve Geçen Bayram
evet bir bayram daha geçti...
bu yazıyı sadece hayatın sevdiklerinden uzakta,gurbette,başka ülkelerde,başka şehirlerde yaşayanlar için yazmak istedim...
bizim eve bayram ugramadı!!!
özenle sofra hazırlandı(üstelik türkiyeden masaörtümü getirmeyi unutmuş olmama rağmen)...kızımdan sofra özenle sakınıldı,baba bayram namazından geldi,kahvaltı edildi,bayramlaşıldı,sonra bitti...
sonrası tatil havasında gecti...
sağlıklıyız ya,buna da şükür dedik..
başka bayrama dedik..
ya siz???
- acılı türk sucugu
- hiçbirşeye benzemeyen sadece özlem giderilsin diye alınmış simit
- sebzeli krep
- fırın patates
13 Eylül 2009 Pazar
Odun Ateşinde Güvec
yazdan kalan bir fotograf...
kayseri'de üzüm bağındayız...
ah ah...
güveç+bulgur pilavı var daha ne olsun:))
bir kere daha anladık ki odun ateşinde pişenin tadı başka..
bir imkan mı ayarlasak napsak bilemiyorum,eve odun ateşi düzeneği,tandır felan kursak...hiç fena fikir değil hani:))
tarif verilecek çok birşey yok aslında,güvecin özelliği olarak tüm malzemeler çiğden konulacak tek şart bu.fotografta gördüğünüz tavuk etliydi.en alt kata yağ,kemikli tavuk,patates,patlıcan,domates,soğan,sarımsak,tuz ve baharatlar eklendi ve pişmeye bırakıldı..
yapacak imkanı olan durmasın derim..afiyet olsun..
4 Eylül 2009 Cuma
kalpli muffinler ve sertab erener....
sevgili eşim bana muffin kalıpları almıştı birkaç zaman önce.ama ne zamandır başına geçip deneyememiştim.klasik kek ölçüleriyle hazırladıgım hamuru kalıba döküp pişirdim,lokmalık olması daha kolay yenmesine sebep oldu,tabii kalpli kalıplarda olması da denilebilir:))
bugünlerde hiç yazasım yok sevgili blog..
nedense insan başladığı duyguda kalmıyor..
neyse yaz rehaveti diye diye ayda bir yenileyeceğim blogu galiba:))
neyse,şu şarkıyı dinleyerek geçiyor günler..
28 Ağustos 2009 Cuma
Hasanpaşa Köftesi
yeni tadlara alışkın,seven insanları severim.hep aynı rutinde,aynı şeyleri tekrarlamayı sevmem.ama bazı yenilikler vardır,aslında güzeldir ama siz illede eskisi daha iyiydi diye tutturursunuz ya,hasanpaşa köfteside yaptıgım ilk günden beri eskisi daha iyiydi dediğim ama görünümü ve sunumuyla malzemelerin başına geçtiğimde yeniden kendisini yapmaya yönlendiren bir tarif...
eski usul şöyle:güzelce köfteleri yağda kızartıp,yanına patates püresiyle(kaşarlıda olabilir) servis yapılması...
hasanpaşa köfteside hemen hemen aynı,ama misafirler için görünümüyle caydırıcı..
malzemeler
- köfte için
- 750g kıyma
- 1 büyük kuru soğan
- 2 yumurta
- 2 dilim bayat ekmek içi
- tuz
- karabiber
- püre için
- 5-6 patates
- 2 yemek kaşığı tereyağı
- yarım su bardağı süt
- tuz
- salçalı su
- 1 yemek kaşığı domates salçası
- 1 su bardağı su,üzeri için kaşar rendesi
- not:çok pişirmemeye özen gösterinki köfteler kurumasın..
22 Ağustos 2009 Cumartesi
Kremalı Milföylü Çoookkk Hafif(!)Tatlı
Kolay Kete-yaşlanmak mevzusu
19 Ağustos 2009 Çarşamba
Şeftali Soslu Tavuk Göğsü
havalar sıcak ...
ramazan yaklaşmakta..
epeydir üstümden atamadığım uyuşuklugu bugün bir attım,pir attım..
bugün akşam yemeği için:Kremalı Domates çorbası,sosisli makarna,sarımsaklı yoğurtlu patlıcan salatası ve şeftali soslu tavuk gögsü yaptım.Bu menüdeki favorim tabiki tatlı oldu,dolayısıyla sizinle de paylaşmak istedim...deneyin,memnun kalacagınıza eminim..
tavuk gögsü için:
- 50 gr margarin/tereyağı
- 2 yemek kaşıgı un(tepeleme)
- 1 paket vanilya
- 7 yemek kaşıgı şeker
- 1 adet damla sakızı
- 1 litre süt
şeftali sosu için
- 1 adet büyük boy şeftali
- 1 yemek kaşıgı nişasta
- 2 yemek kaşıgı şeker
yapılışı:margarini teflon bir tencereye alıp kısık ateşte eritelim,üzerine unu ekleyip yağ içine iyice alana dek yani topaklanmasına müsade etmeden sürekli karıştıralım,pürüzsüz hale gelince ince ince 1 litre sütü ekleyelim.kaynayana kadar kesintisiz olarak karıştıralım ki topaklamasın.kaynadıktan sonra şeker,damla sakızı,vanilyayı da ekleyip yeniden biraz daha kaynatalım.bu noktada eğer topaklanma olmuşsa mutlaka mikser ile çırpalım.blendır kullanmasanız daha iyi olur,çünkü blendır kıvamı inceltiyor.daha sonra önceden su ile çalkaladığımız cam bir kaba tatlıyı dökelim.
şeftali sos için şeftalinin kabugunu soyup dilimleyelim,üstüne şekeri serpip 1 saat ağzı kapalı bekletelim.daha sonra kısık ateşte pişirelim,şeftalilerin rengi değişince,diğer yanda çok az bir suyla incelttiğimiz nişastayı kaynayan şeftalinin içine ekleyip ocaktan alalım.servis yaparken tatlının üstüne döküp kullanalım...afiyet olsun..
