17 Ocak 2010 Pazar

Ödüllerim ve Tekrarlayan Veda

iyiki bloguma veda ettim:))
şöyle afilli bir foto da koymuştum üstelik...
ama iki tane ödül alınca canım dostumdan,yazmak farz oldu...
kendisine çokkk teşekür ediyorum verdiği ödüllere,
friendship invitation(arkadaşlığa ve dostluga davet)
sunshine award(güneş ışığı )
böylece jübileyi de ödülle yapmış olduk:))
herkese teşekkürler...

5 Ocak 2010 Salı

Her bitiş,başlangıçtır...

insan başladıgı duyguda kalmıyor sevgili blog...
bu belki sadece benim için,belki de tüm insanlar için geçerli..
başlarken duydugun heves,heyecan,yeni birşeye başlamanın verdiği haz,gün geliyor sıkıcı bir sorumluluğa dönüşüyor...
belki vakitsizlikten,belki de o heyecanı taze tutamaktan...
ne oluyorsa oluyor,bu noktaya geliyorum...
hani diyordum ya hep,yeni bir güne uyanmayı,yeni bir deftere başlamayı sevdim hep diye...
işte şimdi yeni birşeyler yapmak lazım...
sanal dünya da küçük merak etmeyin,belki bir yerlerde rastlaşırız;)
tamamen kapatmaya gönlüm razı gelmedi,arada bakıp bakıp hüzünleneyim diye açık bırakıyorum blogumu,belki arada -canım istedikçe-yeni tarifler eklerim...
ziyaret edenlere,destek olanlara,hepinize teşekkürler...



16 Kasım 2009 Pazartesi

yol...

şimdi şöyle bir problem var...
çok yazasım var sevgili blog.
ama yemek,pasta,ıvır,zıvır yapasım yok.yeni bir blog mu açmalı?
sizin gibi bende hergün girip girip ne zaman güncellenecek bu blog diye bakmaktayım zira.
ufak bir ara veriyorum.bir bakalım türkiyede neler oluyor..
sonra...
umarım yeniden burda..

7 Kasım 2009 Cumartesi

Domates Soslu Köfte




galiba benim için kırmızı etin en lezzetli oldugu yemek köfte...ben tam bir köfte düşkünüyüm,aslında fazla kalorili oldugu için sık yapamasam da en sevdiğim yağda kızarmış köfte,patates kızartması,soğan üçlüsü...
domates solu köfte de bir fırın yemeği neticede.hem sağlıklı hem lezzetli olanlardan:))

malzemeler
500 gr kıyma
1 yumurta
2 diş sarımsak
3 yemek kaşıgı galeta unu
1 yemek kaşıgı sıvıyağ
1 tatlı kaşıgı salça
tuz,köfte baharatı,çok az kekik

domates sosu için:rendelenmiş 4 adet domates,tuz karışımı
üzeri için halka soğan
tabanı için önceden yağda hafif kızartılmış yarım ay şeklinde patates
yapılışı:kızartılmış patatesleri,yağlanmış tepsinin en alt kısmına diziyoruz.üstüne de köfteleri diziyoruz.domates sosunuda ekleyip,halka soğanları köftelerin üstüne gelecek şekilde yerleştiriyoruz.tepsinin agzını alüminyum folyo ile kapatıp 20 dakika pişiriyoruz,daha sonra ağzı açık şekilde istediğimiz ölçüde kızarana dek fırının ızgara ayarında pişiriyoruz.

2 Kasım 2009 Pazartesi

yazdan kalma...


şimdilerde özlemle bakar oldugumuz bu masa yazdan kalma,ama olsun..baktıkça o güzel günü hatırlıyorum...yurt dışında yaşamanın en güzel yanı,türkiyeye döndüğünüzde herkes tarafından "misafir" olarak algılanmanız..dolayısıyla her yerde bir ikram,bir ikram...daha ne olsun:))
bu masada eşimin dayısının bahçe evinde yaptıgımız keyiften kalma...
bahçe evinin herşeyi var,yani hem piknik özleminizi gideriyorsunuz,hemde piknikteki sefillikleri yaşamıyorsunuz...serapla hep söylüyoruz ama dinleyen yok,tek eksiği bulaşık makinesi:))





mangalda közlenen biber ve patlıcanın tadını hiçbir yöntem tutamaz...







son olarak tabiki sevgili serap'ın profiterolü..yakında kendisi de blog açacak,beni geçerse diye şimdiden endişeliyim sevgili okur:))

28 Ekim 2009 Çarşamba

Diyet salatası

bol lahanalı,mısırlı,havuçlu,dereotlu bir salatayla karşınızdayım...bayram için türkiyeye gidecegiz ya,azıcık kilo versem fena olmaz hani....kilo vermek isteyenler için lahana çok güzel bir seçim,tavsiye edilir...
tabii salatanın yanında da sebze yemeği olmalı,mantı,su böreği değil:)))
herkese kolay gelsin..




22 Ekim 2009 Perşembe

Ben sustum,fotograf konuşsun...


Şimdi belki benim gibi ölesiye yalnızsındır.
Uçan kuşları gözlemektesindir tek başına

Çamların yeşiline dalmış gitmiştir gözlerin,
Radyo dinliyorsundur yada susarak
Bir kitabı okumaya çalışıyorsundur kim bilir...


Sonsuz güzellikte bir aşk düşünüyor olabilirsin
Belki de anılarını deşiyorsun, bir olmazı,


Bir açmazı derinden derine kurcalar gibi
Bir kahve içmeyi, bir elma yemeyi kurarak,
Saatine bakıyor olabilirsin uykulu gözlerle
Çocukların oyununa dalmış gitmiş olabilirsin.



Mahpus gibi, tutsak gibi, belki kök gibi
Yarını olmamak gibi bir duygu içindesindir.

Belki de kendini bağışlamıyorsundur.
Benim hiç bilmediğim bir şeylerden ötürü.
Kırık trenler gibi öylece kalakalmışsındır...
Kalkıp gidip çekirdek almayı düşünüyorsundur

Ya da uyumak istiyorsundur her şeyi unutmak için
Belki sende benim gibi ölesiye yalnızsındır...

sevdiğim şiirdir,nedense bu denli kalabalık,kozmopolit,canlı,özgür Bakü'nün merkezinde bu halkın kaderinde ne kadar yalnız oldugunu hissettim,bu sanki bir yolunu bulup yükselme,bu bir umut,bu sanki bir şey olacak herşey değişecek inancı...ne bileyim...belki de sadece bana öyle geldi...
(Şiir:Afşar Timuçin)



18 Ekim 2009 Pazar

Tarçınlı Kurabiye


eşimin doğum gününe hazırladıgım tarçınlı kurabiyelerin tarifini vererek başlayalım bu seriye...Daha önce birçok kez Bakü'de istediğim çeşidi,alternetifi bulamadığımdan şikayet etmişimdir muhakkak...Gecen yaz ankaradan dönerken alabildiğim kadar çok malzeme getirdim.mesela?Oklava,muffin kalıpları,pasta altı,dr Oetker süsleme glazürü,şanti torbası gibi:))
süsleme glazürünü kullanmak için sabırsızlanıyordum,en sonunda eşimin doğum günü geldi de hemen işe koyuldum...Glazürle çalışılacagı için biraz sert bir kurabiye tarifi aradım internette.yumuşak kurabiye tadında değilde bisküvi gibi kıtır kıtır bir kurabiye oldu..tarif kime ait inanın hatırlamam zor,çok blog dolaştım çünkü...ama ister şeker hamuru ile çalışılacak olsun,isterse glazürle çalışılacak olsun her açıdan uygun bir tarif.ben yarım ölçü kullandım gayet başarılı oldu(margarini 75 gr kullandım sadece).şimdiden herkese afiyet olsun...
küçük not:Dr Oetker süsleme glazürü pratik bir süsleme aracı.küçük tüplerde 4 farklı renkte,kullanıma hazır.ama tüplerin ucu çok ince old. için dikkatli çalışıp,figürleri bozmamak gerek.
malzemeler
  • 100 gr margarin
  • 4 yemek kaşıgı sıvıyağ
  • 2 yumurta
  • 1 çay kaşıgı tarçın
  • 4 yemek kaşıgı süt
  • 1.5 çay bardagı şeker
  • 3-3.5 su bardagı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • yapılışı:daha önceden oda ısısına getirilmiş margarini ve diğer malzemeleri yumuşak bir hamur elde edinceye kadar karıştıryoruz.eğer glazürle veya kalıpla çalışacaksak hamurun ağzını kapatıp,yarım saat buzdolabında dinlendiriyoruz.200 dereceli fırına verip,üstü pembeleşinceye kadar pişiriyoruz.
  • not 2:glazür yerine pudra şekeri ile tarçını karıştırıp kurabiyeler ılıkken bu karışıma bulayıp da süsleyebilirsiniz.

14 Ekim 2009 Çarşamba

Eşimin doğum günü...

bugün canım eşimin doğum günüydü...hazırlıklar sabah 11 gibi başladı,sadece 45 dakika uyuyan kızımla mücadele eşliğinde akşam 6 gibi bitti...tarifler yakında...ama menüye bir göz atın...neler mi vardı?

tabiki doğum günü çocugunun sevdiği gibi,kakaolu pandispanya içinde muz,antep fıstıgı ve çikolata parçaları vardı...

Tarçınlı kurabiyeler...



Mercimek Köftesi



Açma Poğaça


Havuçlu Toplar





Mayonezli Tavuk Salatası

10 Ekim 2009 Cumartesi

Yazının sahibi ve O....

bu yazının sahibi pek sever melankolik cümleleri...
O sevmez...
bu yazının sahibi ve O bundan tam 12 sene önce tanıştılar..."bu tediye noluyo ya" diye birşey anlatmıştı,çok iyi hatırlıyorum ondan sonra başladı herşey...
yazının sahibi kitap,defter,silgi bile getirmeyen "artis" lise gençliği gibi olmaya çalışıyordu...O ise,lisede bile etiket yapıştırıyordu defterlerine...Farklıydı,farklı oldugunu biliyordu...bulundugu küçük çevrenin dışındaki hayatı çok erken farkedenlerdendi...bu yazının sahibi ile birbirlerine sinir ola ola aynı sırayı paylaştılar,sonra sevdiler galiba birbirlerini...
sonra...
İngilizce sınavında kağıt değiştirdiler,voleybol turnuvasına katıldılar,(evet tabiki takımdaki en iyi oyuncu O'ydu),aynı dershaneye gittiler,derste su içme modası çıkardılar,tatillerde arapça mektup yazdılar,Kızılaydan cebeciye yürürken,tamda Ted kolejinden gecerken farkettiler,sonra her umutsuzlukta "herşey para" dediler..
tenis turnuvalarını izler,yabancı şarkılar dinler,birde sanki kraliyet ailesine mensup gibi hiç sektirmeden ingilizce kelimeleri yuvarlayıp söylerdi.capital radyoda canlı bağlantıya çıkardı.güzel gülerdi...ağlamayı sevmezdi..zaten bir kere gördüm Onu ağlarken...
sonra aynı üniversiteyi kazandık,tavuk şinitzel varsa yemekhaneden,yoksa tarkan abiden yedik...çayı gökkuşagından içtik,kitabı birleşikten aldık...D&R hesabına borcu takıp takıp,kimin parası varsa ödedik...burs çıkınca "pastatistan" aradık,ve büyük yaş pastayı üçe böldürüp yedik...(süper bir pastaneydi hakkaten)ve daha bir çoğu..
ben başka havalardayken,en çok O yanımdaydı...çok mutsuz bir günümde eve gelip beni ziyaret etmişti,gecer demişti...geçti de...
önce ben evlendim,sonra O.
önce onun oğlu oldu,sonra benim kızım...
Önce O mu Amerikaya gitti ben mi Azerbaycana geldim,orasını hatırlayamıyorum...
Özetle çok kıymetli bir dostumun doğum günü bugün...
söyledikleri hep gerçekleşti...
28 yaşıyla ilgili de bir söylediği vardı ama onu unutmak istediğim için unuttum...
bugün 26 yaşına girdi...senenin sonunda doğan şanslılardan kendisi...
adı Tuğba...
İlkokuldaki kütüphane Kartı bende,saklıyorum hala...
yazının sahibi ağlaktır,sulugözdür...
O daima güçlüdür..
ama kimbilir belki de bu yazıyı okurken ,sevdiklerinden uzakta dolmuştur gözleri...
beni kitapla tanıştıran,bu da gecer demeyi öğreten,kafanıza tokadan başka birşey takmayın diyen,ayça şen başkanın sebastiancarlos'u...
iyi ki doğdun...
iyi ki...
dilerim bundan sonrası,çok çok daha güzel olur...

kitaplar
Frederic Forsthy -Çakal (lisede okudugumuz en iyi macera kitabı)




Orhan Pamuk-Benim adım kırmızı(Okuduktan sonra adamın bütün serilerini almaya karar verdiğimiz kitap)





Cezmi Ersöz-Hayallerini yak evi ısıt(ben cezmi ersöz manyagıyken,bana aldıgın,ve not olarakda "sanırım alınmadık birkaç kitabı kaldı bu herifin diye yazdıgın" kitap...

tekrar,tekrar...
iyiki doğdun..
insan ömrüne Böyle kaç dostluk sığar...

bu şarkıda benden sana...



8 Ekim 2009 Perşembe

Elmalı Kek

pınar süt reklamı yeniden yayında...
daha önce bunu yazmıştım,hatırlarsınız,hatırlamak için tık
yine bir elmalı kurabiye yaptıgım zamana denk gelmişti...
bu seferde elmalı kek yaptım anne usulu...
hangisini tercih edersin deseniz elmalı kurabiyeyi tek geçerim,ama keki de onunla kıyaslamassak gayet leziz.hem daha pratik.
malzemeler

elmalı harç için
  • 3 adet elma(rendeleniyor)
  • 1 tatlı kaşıgı tarçın,şeker
  • dilediğiniz kadar dövülmüş ceviz

kek için

  • 3 yumurta
  • 8 yemek kaşıgı şeker
  • 4 yemek kaşıgı süt
  • 1 peket vanilya,kabartma tozu
  • 1.5 su bardagı elenmiş un
  • keki iki parçaya ayırıyoruz,ortasına ciğ olarak karıştırdıgımız elmalı harcı koyuyoruz,üst katına yine kekin kalan kısmını koyup 175 derecede pişiriyoruz,elenmiş pudra şekeriyle servis ediyoruz...

30 Eylül 2009 Çarşamba

Sandal Sefası


yeniden merhaba....
baküde havaların yavaş yavaş soğumasıyla birlikte,mevsim sonbahara devrederken yani hüzün mevsimi yaklaşırken beni de bir hüzün aldı ki sormayın gitsin...tek arkadaşım,tek türk arkadaşıma da türkiye yolları göründü....
"yalnızlığım yollarımı pusu kurmuş beklemekte..." özetle sevgili blog...
yalnızlığın yolaarı görününce kendimi mutfaga vurdum,uzun zamandır denemek istediğim sandal sefasını denedim,ben tavukla yaptım ama sonuç gerçekten güzel,lezzetli oldu...eşim bile beğendi...(kendisi her yemeği yer,ama her yemeğe iltifat etmez bir şahıstır:)))

malzemeler
  • 3 adet kabak
  • 1 paket tavuk gögsü
  • 1 adet büyük tatlı kırmızı biber
  • 3 adet sivri biber
  • 1 orta boy soğan
  • 1 diş sarımsak
  • 2 adet domates
  • yapılışı:ince doğranmış soğanı ve küçük küçük,kuşbaşı şeklinde doğradıgımız tavuk etlerini tavaya alalım.etler suyunu bırakıp-çekinceye kadar pişirelim,sonra da doğradıgımız kırmızı biber,sivri biber ve kabugunu ssoyup doradıgımız domatesleri tavaya atıp,bir müddet hiç suyu kalmayana kadar pişirelim.
  • diğer yanda kabugunu soydugumuz (kabak oyacagı ile tırtıklı şekilde verebilirsiniz) kabakları uzunlamasına ikiye bölüp,tuzlu suda haşlayalım.suda uzun süre tutmayın ki dağılmasınlar.
  • bu aşamadan sonra aynı karnıyarık gibi,harcı eşit miktarda kabaklara bölüp,üzerine rendelenmiş kaşar ekleyip 200dereceli fırında pişirelim.afiyet olsun..







27 Eylül 2009 Pazar

"bu da geçer..."


mutsuzken,umutsuzken,hava yağmurluyken,içinize kapanıp düşünürken...
gittikçe enerjinizin düştüğünü farkettiğiniz anda "siz" ne yaparsınız...
bir çay,bir kahve,bir sigara..
büyük bir dilim yaş pasta...
yürüyüş..
ağlayış..
ne?
.......
kendimi hiç böyle yakalamamıştım bu yaşıma dek...
düşünüyor,düşünüyor,düşünüyorum...
ben böyle durumlarda "en mutlu" oldugum anları hatırlarım,o anı anımsatacak şarkıyı koyarım...
eskiye gitmek iyi gelir...
ne garip oysa...
herşey eskiyor diye düşünürken,eskiler teselli ediyor insanı...
ve birde bu küçük lokmalıkları atıp atıp ağzıma kendime gelmeye çalışıyorum...
sen ey okuyucu,
bu koşuşturmacalı hayatın neresindesin,seni de boğmuyor mu bazen kabalıklar,özensiz,bencilce davranışlar...
onlar ordalar,bencil,soğuk,hesaplı tavırlarıyla...
peki bütün masallarda bize öğretilen o iyi kalpli peri nerde ...???

23 Eylül 2009 Çarşamba

Kahvaltı Sofrası ve Geçen Bayram


evet bir bayram daha geçti...
bu yazıyı sadece hayatın sevdiklerinden uzakta,gurbette,başka ülkelerde,başka şehirlerde yaşayanlar için yazmak istedim...
bizim eve bayram ugramadı!!!
özenle sofra hazırlandı(üstelik türkiyeden masaörtümü getirmeyi unutmuş olmama rağmen)...kızımdan sofra özenle sakınıldı,baba bayram namazından geldi,kahvaltı edildi,bayramlaşıldı,sonra bitti...
sonrası tatil havasında gecti...
sağlıklıyız ya,buna da şükür dedik..
başka bayrama dedik..
ya siz???


  • acılı türk sucugu


  • hiçbirşeye benzemeyen sadece özlem giderilsin diye alınmış simit

  • sebzeli krep



  • fırın patates

13 Eylül 2009 Pazar

Odun Ateşinde Güvec


yazdan kalan bir fotograf...
kayseri'de üzüm bağındayız...
ah ah...
güveç+bulgur pilavı var daha ne olsun:))
bir kere daha anladık ki odun ateşinde pişenin tadı başka..
bir imkan mı ayarlasak napsak bilemiyorum,eve odun ateşi düzeneği,tandır felan kursak...hiç fena fikir değil hani:))

tarif verilecek çok birşey yok aslında,güvecin özelliği olarak tüm malzemeler çiğden konulacak tek şart bu.fotografta gördüğünüz tavuk etliydi.en alt kata yağ,kemikli tavuk,patates,patlıcan,domates,soğan,sarımsak,tuz ve baharatlar eklendi ve pişmeye bırakıldı..
yapacak imkanı olan durmasın derim..afiyet olsun..








4 Eylül 2009 Cuma

kalpli muffinler ve sertab erener....


sevgili eşim bana muffin kalıpları almıştı birkaç zaman önce.ama ne zamandır başına geçip deneyememiştim.klasik kek ölçüleriyle hazırladıgım hamuru kalıba döküp pişirdim,lokmalık olması daha kolay yenmesine sebep oldu,tabii kalpli kalıplarda olması da denilebilir:))
bugünlerde hiç yazasım yok sevgili blog..
nedense insan başladığı duyguda kalmıyor..
neyse yaz rehaveti diye diye ayda bir yenileyeceğim blogu galiba:))
neyse,şu şarkıyı dinleyerek geçiyor günler..


28 Ağustos 2009 Cuma

Hasanpaşa Köftesi


yeni tadlara alışkın,seven insanları severim.hep aynı rutinde,aynı şeyleri tekrarlamayı sevmem.ama bazı yenilikler vardır,aslında güzeldir ama siz illede eskisi daha iyiydi diye tutturursunuz ya,hasanpaşa köfteside yaptıgım ilk günden beri eskisi daha iyiydi dediğim ama görünümü ve sunumuyla malzemelerin başına geçtiğimde yeniden kendisini yapmaya yönlendiren bir tarif...
eski usul şöyle:güzelce köfteleri yağda kızartıp,yanına patates püresiyle(kaşarlıda olabilir) servis yapılması...
hasanpaşa köfteside hemen hemen aynı,ama misafirler için görünümüyle caydırıcı..

malzemeler
  • köfte için
  • 750g kıyma
  • 1 büyük kuru soğan
  • 2 yumurta
  • 2 dilim bayat ekmek içi
  • tuz
  • karabiber
  • püre için
  • 5-6 patates
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • yarım su bardağı süt
  • tuz
  • salçalı su
  • 1 yemek kaşığı domates salçası
  • 1 su bardağı su,üzeri için kaşar rendesi
  • not:çok pişirmemeye özen gösterinki köfteler kurumasın..

22 Ağustos 2009 Cumartesi

Kremalı Milföylü Çoookkk Hafif(!)Tatlı


her sene ramazanda aynı muhabbetleri dinleyip duruyoruz.
bütün gün aç kalan mideyi yormayın,önce ılık çorba içip 1 saat bekleyin,orucu su ile açmayın,ağır tatlılardansa sütlü tatlıları tercih edin felan filan...
iyi de kimse demiyor,kardeşim ben 15.5 saattir açım,aslaaaa dayananmam zaten açlıga,başlarım şimdi uzmanların dediğine diye:))
evet uzmanları dinleyin,ama uygulamayın,gelin bu çoookkk hafif tatlıyı bu akşam yapın,afiyetle vicdan azabı çekmeden yiyin:))herkese kolay gelsin..
malzemeler:(6 küçük parça için)
3 adet milföy hamuru
1 adet yumurta
2 tatlı kaşıgı nişasta
2 tatlı kaşıgı un
2 su bardagı süt
2 kahve fincanı şeker
1 paket vanilya
üstü için:muz,pudra şekeri
yapılışı:öncelikle kare milföyleri çaprazdan iki üçgen olacak şekilde ikiye ayırın.200 dereceli fırında üstüne birşey sürmeden kızarıncaya dek pişirin.
milföyler fırındayken kremayı yapın.un ile nişastayı,şekeri,karıştırın,sütü ekleyin,en son 1 yumurtanın sarısını ekleyin,çırpma teliyle iyice karıştırarak pişirin,topaklanmasına izin vermeden sürekli karıştırın.ocaktan indirmeye yakın vanilyayı ekleyin.dilerseniz muz aromalı pudingle de yapabilirsiniz.
kremayı bir müddet dolapta beklettikten sonra,pişen ve soğuyan milföylerin üstüne sürün,muz dilimlerinide üstüne koyun,dolapta bekletin.servis yapmadan evvel pudra şekerini eleyin.afiyet olsun..

Kolay Kete-yaşlanmak mevzusu


ah sevgili blog.

galiba yaşlanıyorum.

ülkemden,sevdiklerimden uzakta oldugumdan mıdır ,yaş ilerlediğinden midir nedir bilemiyorum.ramazan için kete yaptım,inanılmaz birşey..severek de her sahurda yiyorum iyi mi:))bekarken annem yapardı,evlenince kayınvalidem yapardı hep onlardan geçindim bu zamana kadar.ama iş başa düşünce bu sene kendim yaptım,laf aramızda ikisinin ketesinden de güzel oldu:))

kete bilmeyenler bu nedir diyebilir,kete kayseri yöresinin ünlü bir hamur işidir ve daha çok açma ketesi bilinir.açma kete hem biraz zahmetli hemde fazla kalorili oldugu için ben bu kolay keteyi tercih ediyorum.
içi için:sıvıyağ,un,ceviz biraz kavrulur.
hamuru için:
1 su bardağı sıvıyağ
2 su bardagı süt
3 yumurtanın sarısı dışına beyazı içine
1 paket maya
tuz,aldıgı kadar un.
yapılışı:oldukça yumuşak yoğurulan hamurlar avuç içi kadar bezelenir,el ile açılarak iç malzeme konur,bohça şeklinde katlanır,el ile yassılaştırılır.üzerine çatal ile desen verilir,yumurta sarısı da sürülerek 200 dereceli fırında pişirilir...

19 Ağustos 2009 Çarşamba

Şeftali Soslu Tavuk Göğsü


havalar sıcak ...

ramazan yaklaşmakta..

epeydir üstümden atamadığım uyuşuklugu bugün bir attım,pir attım..

bugün akşam yemeği için:Kremalı Domates çorbası,sosisli makarna,sarımsaklı yoğurtlu patlıcan salatası ve şeftali soslu tavuk gögsü yaptım.Bu menüdeki favorim tabiki tatlı oldu,dolayısıyla sizinle de paylaşmak istedim...deneyin,memnun kalacagınıza eminim..

tavuk gögsü için:

  • 50 gr margarin/tereyağı
  • 2 yemek kaşıgı un(tepeleme)
  • 1 paket vanilya
  • 7 yemek kaşıgı şeker
  • 1 adet damla sakızı
  • 1 litre süt

şeftali sosu için

  • 1 adet büyük boy şeftali
  • 1 yemek kaşıgı nişasta
  • 2 yemek kaşıgı şeker

yapılışı:margarini teflon bir tencereye alıp kısık ateşte eritelim,üzerine unu ekleyip yağ içine iyice alana dek yani topaklanmasına müsade etmeden sürekli karıştıralım,pürüzsüz hale gelince ince ince 1 litre sütü ekleyelim.kaynayana kadar kesintisiz olarak karıştıralım ki topaklamasın.kaynadıktan sonra şeker,damla sakızı,vanilyayı da ekleyip yeniden biraz daha kaynatalım.bu noktada eğer topaklanma olmuşsa mutlaka mikser ile çırpalım.blendır kullanmasanız daha iyi olur,çünkü blendır kıvamı inceltiyor.daha sonra önceden su ile çalkaladığımız cam bir kaba tatlıyı dökelim.

şeftali sos için şeftalinin kabugunu soyup dilimleyelim,üstüne şekeri serpip 1 saat ağzı kapalı bekletelim.daha sonra kısık ateşte pişirelim,şeftalilerin rengi değişince,diğer yanda çok az bir suyla incelttiğimiz nişastayı kaynayan şeftalinin içine ekleyip ocaktan alalım.servis yaparken tatlının üstüne döküp kullanalım...afiyet olsun..